fikret kızılok

3 sene once kaybettigimiz,1970lerde basladigi muzik yasamina kisa kisa araliklarla olumune kadar devam etmis,guzel ulkemin gordugu en guzel ve ozel sanatcilardan biri.
gece gece dinlenmemesi gereken,dinlendimi su anda beni yaptigi gibi kisiyi bunalimdan bunalima sokabilecek ve bu durumdan kurtulmak icin gecenin bu saatinde kendini yollara vermeyi bile akla getirebilecek asmis sahsiyet..
1946 yilinda istanbul’da dunyaya gelen fikret kizilok’un muzige ilgisi galatasaray lisesi ilkokul kisminda okurken baslar. ilk enstrumani kendisini yas gununde armagan edilen kirmizi bir akordeondur. ilk muzik derslerini sinif arkadaslarindan birinin klarnetci olan babasindan alir; ilk konserini de bir 23 nisan’da taksim belediye gazinosunda duzenlenen okul musameresinde verir. fikret kiziok ve orkestrasi adli kucuk grubun elemanlari kizilok un sinif arkadaslaridir ve caldiklari halk turkuleri ile alkis alirlar.

ortaokul ve lise yillarinda bu konserler surer; baska okullara da giderler. bu yillarda grup elemanlariyla birlikte orkestranin adi da degisir: fikret kizilok ve veliahtlari, sanatcinin adini okul musamereleri disinda duyurdugu ilk grup olur. lise yillarinda akordeonunu birakir kizilok ve eline gitari alir. bu donemde en buyuk destekcileri ayni lisenin daha alt siniflarinda okuyan ve muzige o yillarda baslamis timur selcuk ve baris manco dur.

liseden mezun olduktan sonra veliahtlar ile calismayi surdurur kizilok. ailesiyle kadikoy’de yasar ve konserlerini de daha ziyade bu yakada verir. ayni donemde kadikoy’de cahit oben ’in kurdugu sailors adli grup firtina gibi esmektedir. kizilok ve oben eski arkadaslardir ve gruplarini dagitarak yeni bir grup kurmaya ve profesyonel muzik hayatina atilmaya karar verirler. yanlarina bas gitarci koray oktay ve davulcu erol ulastir i alirlar; boylece cahit oben 4 dogar. kendilerini "daha ziyade beatles tipi muzik yapan bir grup" olarak tanimlayan cahit oben 4, ilham gencer’in islettigi cati gece kulubunde programlar yapmaya baslar, bir yandan da mahalle konserlerini surdurur. bu arada kendi paralariyla iki 45’lik plak doldururlar. bunlardan ilkinde iki yabanci sarkiyi yorumlarlar: "i wanna be your man" ve "36 24 36". ikinci plaklarinda daha "kendilerine" donerler. plagin ilk yuzunde "silifke’nin yogurdu" vardir; diger yuzu ise bir bestedir:"hereke", ayni zamanda kizilok’un plak olarak yayinlanan ilk bestesidir.

cahit oben 4 ilk onemli basarisini 1965 yilinda duzenlenen altin mikrofon yarismasi ile yakalar. "bati muziginin zengin sekil ve tekniklerinden faydalanilarak yine bati muzigi aletleriyle calinmak suretiyle turk musiki’ne yeni bir yon vermek icin" hurriyet gazetesi tarafindan duzenlenen bu yarismaya "halime" adli duzenlemeriyle katilan grup dorduncu olur. cem karaca dan erkin koray a, mogollar dan haramiler e pek cok sanatci ve grubun onunu acan altin mikrofon, kizilok’un hayatinda onemli bir yere sahiptir. ancak bu basari gruba ugurlu gelmez: cahit oben ankara maarif koleji ogrencileriden fusun onal ile nisanlanir ve muzik hayatini onunla surdurmeye karar verir; grup kisa bir sure sonar dagilir.

fikret kizilok cahit oben 4’le calismalarini surdururken girdigi discilik yuksekokulundaki egitimini surdurur. bir sure sadece okuluyla ilgilenir. muzikten kopamayacagini anladiginda ilk solo plagini doldurur. dort sarkilik bir ep’dir bu: "ay osman - colours / sevgilim-baby". bu plak o yillarda fazla ses getirmez. bunun uzerine kizilok okulunu bitirmeye karar verir. yine de zaman zaman arkadaslarinin kurdugu kaygisizlar la birlikte calisir, baris manco’ya eslik eder.

discilik yuksekokulu’nun son sinifinda okurken mahalleden arkadasi arda uskan ile bir yolculuga cikar; muzik hayatini tumuyle etkileyecek bir yolculuktur bu. o donem agirligini iyice hissettiren aranjmanlarin disinda bir seyler uretmeyi planlar, sazini kaptigi gibi anadolu’ya gider ve asik veysel ile tanisir. o donemde kendisiyle yapilmis bir soyleside sunlari soyler: "seyahati cok sevdigim icin anadolu’nun gezmedigim yeri kalmamisti. iste bu seyahatlarin birinde yolum veysel’in koyune dustu. veysel’i dinledim, sazini dinledim. ve asik oldum. istanbul’a donunce onun hakkinda ne buldumsa okudum, dinledim. bir iki ay sonra artik icim disim veysel olmustu. onun hissettiklerini icimde hissediyordum. artik duramiyor, dayanamiyor, veysel’den soylemek ve sesimi herkese dinletmek istiyordum."

bu dusunceyle gitarini eline alan kizilok studyoya girer ve asik veysel’in "uzun ince bir yoldayim" turkusunu yeni bir duzenlemeyle kayda alir. bunu bir 45’lik olarak yayinlar. ikinci solo 45’ligidir bu; fikret kizilok’un hayatinda da onemli bir donum noktasi... arka yuzunde sozlerini kendi yazdigi bir halk sarkisi, "benim askim beni gecti" yer alir. o gune dek surdurdugu suskunlugu ve bunu bozmasinin nedenini de plak kapaginda soyle aciklar: "piyasa, oylesine turk benliginden uzak melodilere kucak acmisti ki, beni dinlemeyeceklerdi bile. bugun ise durum buyuk bir hizla degisiyor. bu oz benligimize donuste ben de uzerime dusen gorevi yapmaya karar verdim..."

plak kapagindaki yazida kizilok soyle tanimlanir: "darmadaginik saclari, elinde gitari, duslerinde sipsirin koy cocuklari ile, ince uzun yollarin, ucsuz bucaksiz ovalarin, bembeyaz dag bulutlarinin cocugudur fikret kizilok... pakistan’dan paris’e kadar, dunyanin dort bucagini, yureginde delice esen dag ruzgarlari ile birlikte gezmis, butun bu ulkelerin halk sarkilarini incelemistir. yillar boyu."

kizilok’un sivrialan yolculuklari plagin cikisindan sonra da surer. ikinci gidisi daha onemlidir. yillar sonra soyle anlatir bu gidisini: "sonra tekrar, yalniz gittim. bu ikincisinde kar yagdi, kasimdi, kapandi yollar. ve ben orada uc ay kaldim. uc ay kalinca ben degistim. adamcagiz saz caliyor, bende de gitar var. uymayan bir seyler var, fakat o kadar yakininda yollar var ki... onun sarkisini filan da aranje etmek istemiyorum. ne yapayim, ne yapayim derken, bir dizeyi yazmis fakat besteleyememis oldugunu gordum. ’yapayim mi bunu’ dedim, ’yap’ dedi. ’yeter gayri, yumma gozun kor gibi’ diye bir sarki. geldim istanbul’a bunu yaptim ve 22 yasinda meshur oldum." (express 47; 17 aralik 1994)

"yumma gozun kor gibi ! yagmur olsam", kizilok’un asil cikisini yaptigi plak olur. her iki beste de fikret kizilok’undur. plakta, gitar, tumba ve sazin yaninda degisiklik olsun diye enstruman olarak tahta ve tas kullanir kizilok. sarkilar cok begenilir, plak cok satar ve sanatci ilk altin plagini alir.

bu basarinin ardindan fazla ara vermeden bir 45’lik daha yapar kizilok. ancak bu kez kendisine ait bir sarkiyla ortaya cikar: "soyle sazim". plak kapaginda, "turk geleneklerine uygun 17 perdeli ’huseyni’ duzende uc degisik sazin bati anlayisinda ve coksesli olarak kullanildigi" bir sarki olarak tanimlanir bu. plagin arka yuzunde kizilok’un karacaoglan ’dan besteledigi "guzel ne guzel olmussun" vardir. her iki sarkida da kendisine nedim demirellieslik eder. plak, listelerde de kendisini gosterir ve haftalarca 1 numarada kalmis olan baris manco’nun "daglar daglar"ini devirerek liste basi olur.

1970 yilini bu iki plakla kapatir fikret kizilok. bu plaklar yil sonunda hey dergisi tarafindan duzenlenen ’yilin muzik oskarlari’ anketinde gorulmemis bir basariya imza atar: "soyle sazim", yumma gozun kor gibi" ve "guzel ne guzel olmussun", baris manco’nun "daglar daglar"inin ardindan sirasiyla ikinci, ucuncu ve dorduncu olur. fikret kizilok da ayni ankette ’yilin erkek sarkicisi’ secilir.

o donemde, turkce konusan, turkce dusunen bir birey olarak sanatcilarin yuzunun `kendilerine’ donmesini savunur israrla. baticiligin, bati hayranliginin ulkeye ve muzigine bir sey getirmeyecegini soyler. hatta, sarkilarindan birisini radyo programinda ’aranjman’ diye anons ettigi icin sezen cumhur onal ’a dava acar ve kazanir. populer olmak icin bu isi yaptigini soyleyenler olsa da bu, kizilok tarihinde hos bir anektod olarak kalir.

1970 yilinin getirdigi basarilarin ardindan bir sure plak yapmayan sanatci cigdem adli genc bir sarkicinin "daglar aglar aglar pir sultan deyi / nenni, nenni" adli plaginin duzenlemelerine imza atar. bu arada bir anadolu turnesine cikar. turne sirasinda siverek yolunda donma tehlikesi gecirir; bir kamyon soforu tarafindan kurtarilir. bu olayin ardindan bir plak yapar ve "emmo" adli bestesini bu kamyon soforune ithaf eder. plagin arka yuzunde ahmed arif in siiri uzerine besteledigi "vurulmusum" adli sarki vardir. kizilok, 1972’de bu sarkiyla bulgaristan’da yapilan altin orfe festivaline katilir.

sanatci, bu plagiyla sirketini de degistirmis ve sayan plak ’tan grafson ’a gecmistir. 1973’te bu sirket etiketiyle bir dizi plak yayinlar. bu plaklarda yer alan sarkilar, kizilok’un yazdigi "bir ali var" adli oyunun bolumleridir: "gun ola devran done", "anadolu’yum", "leylim leylim (kara tren)", "koroglu daglari", "tutamadim ellerini" ve "gozlerinden bellidir". yazilan, ancak bugune dek sahnelenmeyen bu oyunun sarkilari baska sanatcilar tarafindan da seslendirilir: "kime sormali"yi donusum esliginde tansu, "duyar misin"i ise o donemde ununun dorugunda olan timur selcuk yorumlar. bu arada "koroglu daglari" sarkisinin basinda kullandigi sitar, kizilok muziginde bir yeniliktir.

bu plaklarin art arda yayinlanmasinin ardindan kaybolur fikret kizilok. dis hekimi olmus ve muayenehane acmistir. plak sirketini de degistirmis ve sah plak ’a transfer olmustur. bu sirket hesabina ara ara plak yayinlar sadece. bu arada onu cok uzen bir olay olur: 21 mart 1973’te asik veysel olur. haberi alir almaz sivrialan’a gider kizilok. veysel’in cenazesine katilan tek sanatcidir. o kadar uzulur ki, sazini veysel’in mezari basinda kirar; bir daha da eline saz almaz: "dorduncu sivrialan ziyaretimde asik baba’min topragi ile karsi karsiya olmak cok aci. ama o, sadik yarine kavustugu icin mutlu. bu saza onun elleri degmisti. parmaklari bana usul ogretmisti. ustam oldu, toprak oldu. ustamin parmaklarina degen bu sazin da toprak olmasi gerekir. artik ona can veren parmaklar yok." (hey; 11 nisan 1973)

veysel’in olumu uzerine kendini tumuyle dis hekimligine veren kizilok 1975’te tehlikeli madde adini tasiyan yeni grubuyla uzunca bir anadolu turnesine cikana kadar ortalikta gozukmez. turnenin ardindan istanbul’da seri konserler verir. zafer dilek orkestrasi elemanlarindan ataman hakman ve sahir kayahan, bir ara mogollar’in klavyeciligini ustlenmis olan turhan yukseler, daha once amator calismalar yapmis olan siret yurtsever ile eser sayiner, tehlikeli madde’nin elemanlaridir. tehlikeli madde ile folk motiflerinin rock ile harmanlandigi sarkilar yapar. giderek folk motiflerinin yerini daha alaturka sesler alir. "haberin var mi / kor pencere - ay batti", bu donemin en onemli plagi olarak dikkat ceker. ahmed arifin "sevdan beni" ve "icerde" adini tasiyan iki siirinin kizilokca yorumudur bu sarkilar. "kor pencere"ye bagli olarak plaga atinan "ay batti" ise, populer muzigimizin enstrumantal sarkilari arasinda ozel bir yere sahiptir. bu plaktan sonra yapilan "anadolu’yum 75", daha once yayinlanan ayni adli sarkiya bir gondermedir. hatta plak ayni kapak icinde piyasaya surulur. ancak pek iyi elestiriler almaz. hey dergisinde yayinlanan bir yazida soyle denilir: "...samimi dusuncemiz, artik sanatcinin stilini degistirmesi gerektigi merkezinde." (hey; 19 kasim 1975) plagin arka yuzunde mahzuni serif ’in bir turkusunu yorumlar kizilok: "daragaci". ayni turkuyu ayni gunlerde edip akbayram ve dostlar da plak yapmak istemektedir. ancak, kizilok’un daha erken davranmasi yuzunden bu kararlarini degistirirler.

son 45’ligi ise mart 1976’da yayinlanir. mahzuni serif’ten "biz yanariz" ve vazgecemedigi veysel’den "sen bir ceylan olsan" adli turkuleri yorumlar sanatci bu plaginda. plak yine elestirilir. "fikret kizilok’un kendini yenileyecegi gunleri bekliyoruz" gibi ifadeler kullanilir bu elestirilerde. kizilok, butun bunlar uzerine ortadan kaybolur. bir yil sonra, 1977 ortalarinda, 1971-’72 yillarinda yaptigi ancak o gune dek yayinlamadigi kimi kayitlari bir album olarak piyasaya surer. "not defterimden" adini tasiyan bu albumde kizilok’un deneysel calismalari vardir: atonal bir altyapi uzerine nazim hikmet siirini koyar ve kendi deyimiyle "sarkiciligi degil, muzisyenligi" dener.

ancak donemin ’nazik’ siyasi ortaminda bu album fazla ortalarda gozukemez. nazim hikmet adinin da etkisiyle ciktiktan kisa bir sure sonra toplatilir. yeniden yayinlanmasi ise 1993’u bulur. bu arada varsova’da bu albumuyle iki odul alir. ancak, plagin toplatilmasi onu etkiler ve fikret kizilok, muzigi biraktigini aciklar. o gune dek 13 altin plak ve cesitli oduller alan sanatci, bundan sonra derin bir sessizlige gomulur. buna gerekce olarak da "hazirladigi yapitlarin ticari olmadigi gerekcesiyle plakevleri tarafindan geri cevrilmesini" gosterir ve bir daha profesyonel olarak muzik hayatina donmeyecegini bildirir. (hey, 22 agustos 1977)

yillar sonra doner fikret kizilok, hem de populer muzigin en muhtesem albumlerinden birisine, "zaman zaman"a imza atarak...

yillar gectikce kizilok soylemlerini sertlestirir. cekirdek sanat evi ’nde kendi cizgisine yakin gordugu bulent ortacgil ile birlikte ve solo verdigi konserlerin yetersiz teknikle kaydedilmis parcalari kasetlere aktararak piyasada kabul goren muzige bir olcude alternatif yaratmaya cabalar. ikili ’biz sarkilarimizi pazarlamayiz deterjan gibi’ diyerek arabeskten yana esen ruzgara karsi durmaya calisirlar. iki ozan daha sonra ’pencere onu cicegi’ adli studyo albumunu piyasaya surer. bu albumde turk yunan dostlugundan, carpik entellektuellige, medyanin ninnilerinden ajda pekkan ’a kadar bircok seyi elestirirler. ancak zamanla ortacgil’in mistik cozumleriyle kizilok’un nesnel saptamalari ve gorusleri arasindaki catisma su yuzune cikmis, bu ilginc projenin sonunu hazirlamistir.

’zaman zaman’ albumunde ask sarkilari soyleyen kizilok 90’larin basinda, yukselen degerlerin yarattigi hilkat garibesi magandalara ’vay hayvan vay’ (why high one why) diyerek sesleniyordu. ’yana yana’ albumundeki ask sarkilari arasina sikisan bu beste hak ettigi ilgiyi bulamamistir.

bir sure sessiz kalan fikret kizilok, sonra art arda ’demirbas-muzikal vaziyetler’, ’vurulduk ey halkim’, ’devrimcinin guncesi’ albumlerini yayimlayarak aydinlik turkiye’den yana olan tavrini net bir sekilde otaya koyar.

boyali basin, bir yandan kizilok’a ’protest muzigin unlu ismi’ etiketini uygun gorurken diger yandan, tukendigi ve careyi, modasi gecmis sloganlarda aradigini yazar. asik veysel’lerle, karacaoglan’larla baslayan seruven cagdas degerleri muzik yoluyla arayan bir cabaya donusmustur.

fikret kizilok, muzige basladigi ve surdurdugu ilk yillarini soyle aktarir;’1960-70’li yillar bizler icin, dunyayi degistirebiliriz, umutlariyla gecen genclik yillariydi. kendimizi ifade etmemizin de disa vurumu, sarkilarimiz, turkulerimiz, oykulerimizdi. ilericiydik, hakliydik, aceleciydik...
kaynak:http://www.rockmerkezi.com
değerli sanatçıyı öldüğü gün ilk defa ismini duymuştum.onu daha önce dinlemediğim için üzülmüştüm.malesef gerçek sanatçıları geç tanıyoruz.buda hergün gündemde olan ,sanatçıyım diye geçinen ve bize öyle tanıtılan insanlar yüzünden,medya yüzündendir.
"ben marks’tan bile daha marksistim" demiş mükemmel insandır. bu lafı marksist geçinip sonra malum hallere düşen insanlar için söylemiştir, çünkü kendi asla inançlarından dönmemiştir.
0 /