evcil hayvanın ölmesi

çok üzücü bir durum. canından can, bedeninden bir parça kopmuş gibi hissedersin...
evcil hayvanını -öyle dost oluyorsun ki hayvan demeye utanıyorsun- o denli benimsiyorsun..
adeta senin bir parçan oluyor. ağzı mühürlü bir sırdaş gibi. dök içini, kimseye bir kelime etmez. ne dersen de öylece seni izler, susar. birçok insandan müteşekkil müsvedde arkadaşlardan daha yakın olur sana. ulan be. yazamayacağım daha.

bir benzeri babam yaşadı da anlatmamıştım: (bkz:#1115642)
yasanabilecek kayiplarin en berbatlarindan biri.

bir can kaybediyorsun, irki cinsi ne oldugu onemsiz, sana cok yakin bir can kaybediyorsun. ustelik uzun zamandir birlikteysen evlat gibi oluyor bunlar, cani acisa senin de canin yaniyor belki ondan daha fazla sekilde. hayvan beslemeyen anlayamaz bu durumu.

edit: bu entrynin neresi yanlis ya da neresi zorunuza gitti bir anlasam.
bahcemizdeki toprak alanda usul usul eşelenen civcivimi duvarın arkasından bahçeye dalan azman bir kedinin kapmasıyla yaşadığım durum. azman kediyi nasıl öldürmedim o gün bilmiyorum.
sahip olduğunuz bir -şey olarak görürseniz herhangi bir eşyanızı kaybetmiş gibi olursunuz ama bir nefes olarak görürseniz çok koyar
evcil hayvanınızın (french molt hastası muhabbet kuşu ) ölümüne sebep olan, evcil diğer hayvanlarınızdan biriyse (11 kediden 1i) acayip karmaşık ruh haline giriyorsunuz. öncelikle kuşun olduğu oda kapısını açık bıraktığınız için kendinizi müthiş derecede suçluyorsunuz. ardından o kadar emek verdiğin kedini, senin kuşa olan sevgini anlamıyor, durtulerine yenik düşüyor diye.
uzun senelerden beri birlikteyseniz, en yakin sirdasiniz, en yakin dostunuz, evladiniz, kardesiniz, her seyiniz oluveriyor. sonra bir gun azrail geliyor yani basina, size hicbir sey danismadan aliyor ruhunu yanina goturuyor. yapabileceginiz hicbir sey yok, kahretmekten aglamaktan delicesine uzulmekten baska yapabileceginiz hicbir sey yok. gozyasi kalmiyor insanin gozpinarlarinda ama ne care, azrail yapmis gorevini gitmis coktan. o minicik bedenden ne istedin diye hayiflansan ne o saatten sonra. sana kalan minik bedeninin uzerine bir avuc toprak atabilmekten ibaret.

allah boyle benzer acilari kimseye yasatmasin.
14 tane kedimiz var. genelde evin bahçesinden dışarı çıkmazlar. ama erkek kediler işte, yerinde duramıyorlar. 3 gün önce markete giderken yolun üzerinde kan izlerinin olduğunu farkettim. incelemek için gittiğimde kedilerimizden birinin parçalarını gördüm :( ezen şahıs nasıl bir hızda gidiyorsa artık paramparça etmiş.

kol, bacak tek tek toplayıp gömdüm...

acısı gerçekten tarif edilemiyor.

edit: şöyle bir fotosunu buldum. 2 hafta önce tam arabayı çalıştıracağım sırada açık camdan içeri girmişti.
telefon elimdeydi anlık fotosunu çekeyim dedim, iyi ki çekmişim. bu arada elimi kafasını hizalamak için kullandım. sıkma gibi bir durum yok yani açı yanıltmasın.