erkek olmanın zorlukları

sürekli yanındaki hatuna sahip çıkmak zorunda olmak bence en büyük zorluktur.
sahip çıkmak derken şöyle ki:
-hatun sarhoş olur ,dağıtır,sahip çıkmak zorunda kalır.
-hatun güzeldir,beklentisi yüksektir.başkasına kaymasın gönlü elden kaçmasın diye sahip çıkmak zorundadır.
-hatun kötü bir durumdadır ,yardım gerekir.sahip çıkmak zorunda kalır.
dertlerinin saçını boyayıp geçmemesi, tek sorununun regli döneminde olmak olmaması, kadınlar kendilerine sahip olmadıkları için süper yüce gücün ve aklını onları sahiplenmeye kullanmak zorunda kalman başka işin yokmuş gibi falan da filan.
erkeklerin normal günlük unisex zorluklar haricinde, sırf erkek olması sebebiyle yaşadıkları zorluklardır.
örneğin toplu taşıma araçlarında yolculuk etmesi zordur. binerken kadınlara öncelik vermesi beklenir, sıra harici bodoslama kapıya atlayan kadınlara bile.. ayakta kadın varsa yer vermesi beklenir, aksi halde yer verinceye kadar başında dikilir kadın vicdan azabı gibi. ayaktaysa ve yanında yöresinde kadın varsa kendini ezilmek pahasına siper etmelidir çığ gibi gelen kalabalığa, yanlışlıkla biraz değse sapık muamelesi görmemek için. dolmuşta şöföre elden ele para uzatacak olsa mutlaka bir erkek vasıtasıyla yollamak zorundadır, kadın cinsinin omuzuna dokunup rica etsen tacizle itham etmesi ihtimali korkutur. inerken de kadına kıza değmemek için en sıradışı vücut çalımlarını sergilemek zorundadır erkek, yoksa gider ayak yolluk aldığını düşünenler çıkacaktır. tüm bunlara riayet etmek için çabalayıp kan ter içinde inen erkeği de "vay arkadaş, herif kimbilir kime nasıl muamele çekti de kendini böyle dağıtmış" bakışıyla uğurlayanlar olacaktır..
velhasıl-ı kelam, kadınlar lehine pozitif cinsiyet ayrımcılığının popüler olması sebebiyle ve bir kısım kendini bilmezler üzerinden tüm erkek cinsinin üzerine yapıştırılan önyargılardan dolayı, masum olduğunu ve insan olduğunu ispatlamak zorunda bırakılmaları bence "erkek olmanın zorlukları" konusunda önemli bir yerde..