ekmek

birisini yahut birilerini "tamam ben $u saatte $uraya gelicem orda bulu$alim" diyerek bahsi gecen yere asla gitmemek eylemi..buyuk ayip.
degisik maddelerle farkli tatlar kazandirilmis sekilleri de vardir.yulafli,kepekli,otlu falan filan...
ulkemizdeki en temel besin maddesi ayrica cok ekmek yiyen toplumlar olaylara karsi daha tepkisiz oluyorlarmis,ekmegin icindeki bir maddeden kaynaklaniyormus bu durum...
bir orhan veli kanık şiiridir bir de;



dilimin ucunda bir eski arkadas adi
unutulmus sekilleri tasiyan bulutlar
bir gokyuzu genisligiyle ruhuma dolar
otlarin ustune sirt ustu yatmanin tadi



avucumda sicakligini duydugum ekmek
ustumde hatirasi kadar guzel sonbahar
o bembeyaz , o tertemiz bulutlara dalar
dusunurum bir cocuk turkusu soyleyerek
ekmek. anlat anlat bitmez. bir parçası bile dünyalar kadar kıymetli olan başka birşey var mıdır dünyada bilinmez.

ekmek diye bir sürü şey var piyasada. çeşitli şekillerde üretilen, dilimlisi, kepeklisi, poşetlisi, teklisi, çiftlisi, çiçeklisi, susamlısı, simitimsi, pide gibisi. say say bitmez. ama biz anadoluyuz. biz ekmeği taş fırında pişmiş klasik ekmek şekillisini severiz.

bizim ekmeğimizin her köşesi, her noktası ayrı bir lezzetlidir. bizim kültürümüzdür. üzerindeki yarığın üstü kızarır, çıtır çıtır olur, orasını ayrı severiz, köşeleri sert olur, ayrı severiz, içi yumuşacık pamuk gibi olur ayrı severiz, yanyana pişerken diğer ekmeklere yapışan kısmı bembeyaz olur ayrı severiz.

"ekmek çıktı" diye bir lafımız var bir de.
kasa kasa çıkar fırınlardan. sıcak sıcak yemesi ayrı bir zevklidir. gazeteye sarılı alıp eve götürmek ayrı bir zevktir. bir de eve gidene kadar köşelerinden başlayıp yol boyunca ekmeği yemek vardır ki, yapmayan ağzının tadını bilmiyor demektir.

öğrenci evlerinde ne zaman sabahlansa fırından sabah ekmeğinin çıkması beklenir. sıcak sıcak gidip alınır. sade sade yenir ve yatılır. biraz mideye oturur ama olsun. yine de severiz.

bizim ekmeğimiz başlı başına bir yemek çeşidimizdir. tarifi yoktur malesef. kimse ekmek tarifi vermez. fırıncıların sırrıdır.

elleri öpülesice fırıncılar.

edit: en önemli şeyi unutmuşum ya. biz bir de çorbayı ya da yemeği bitirdiysek, ekmekle tabağı temizleriz. sonra o ekmeği de yeriz. yemeğin en keyifli yanlarından biridir. tabağı püri pak ederiz ekmekle.
ka$la goz arasinda %25 zamlanan sofralarin vazgecilmezi mamul.

minik bir hesaplama yapalim.

ekmek diyelim ki $u anda 500 bin tl(ytl lere benim hala kafam basmiyor).%25 zamlaninca ne oluyor? 625 bin tl.yani 125 bin tl zamnlaniyor, dolayisi ile evine her gun ekmek alan kimseler 125 bin tl fazla odeyecekler.malum turk ailesi yapi itibari ile cok ekmek tuketen ve kalabalik bireylerden olu$an aile modelidir.evine gunde 10 ekmek giren bir vatanda$i du$unecek olursak her gun extradan 1 250 ytl extradan para odeyecek(bak rakam buyudukce ytl lere de kafam basmaya ba$ladi).ayda etti mi sana 37,5 ytl?(vallahi ali$tim ytl hesabina bir anda).bir i$cinin maa4ini du$unecek olursak ve maa$ina hicbir $ekilde zam da alamadigini du$unecek olursak, 37,5 ytl bu ki$i icin kayda deger bir rakam.

i$te turbanin gundemden hic du$meyi$inin ba$lica sebeplerinden birisi daha.millet turbana yogunla$acak, ekmek zammi ve olasi tepkiler bu hengamede kuruyup gidecek.

bak detayli aciklama da burda.

#767873
kapıcıdan muzdarip apartman sakini olan annelerin, 8-11 yaşlarındaki erkek çocuklarını almak için gönderdiklerinde,çocukların fırın-ev arasındaki mesafede her iki köşesini de dişlemeyi ihmal etmeden eve getirdikleri un yapımı temel gıda.
0 /