deniz baykal

yazmakla yazmamak arasinda saatlerce dusundugum, sonra yazmaya karar verdigim halde hakkinda yazilacak olumlu birsey olmadigini anlayip yazmaktan vazgectigim politikaci erkek
partisinin icinde dahi takdir edilmedigi halde nasil oy aldigi hala nasil parti ba$kani oldugunu anlamakta gucluk cektigim,pasif muhalefete yeniden tanim getiren olmamasi gereken bir noktada durmakta israr eden ki$i.
kendisine oy verenler tarafindan bile chp nin oy kaybina ve antipatik gorunmesine neden oldugu kabul edilen, agresif sosyal demokrat...
20 temmuz 1938 yilinda antalya’da dogdu. siyasetle hukuk fakultesi’nde ogrenciyken ilgilenmeye basladi.1959 yilinda hukuk fakultesini bitirdi.1960’da sosyal bilgiler fakultesi’ne asistan olarak girdi.1963’te doktorasini tamamlayip, iki yil abd’de colombia ile berkeley universitelerinde calisti. ogrenci hareketleri ve sbf’deki ogretim uyeligi doneminde "sosyal demokrat" olarak taninan baykal’a ilk aktif siyaset teklifi ismet inonu’yu devirerek chp genel baskani olan bulent ecevit’ten geldi. 1973’te chp’den antalya milletvekili secildi. 33 yasinda milletvekili oldu.ecevit hukumetleri doneminde maliye ve enerji bakanligi gorevlerini ustlendi, parti yonetiminde gorev aldi.12 eylul 1980’den sonra bir sure gozetim altinda tutuldu ve 5 yil siyasetten yasaklandi.1983’te yasakli olmasina ragmen faaliyetlerini surdurdugu gerekcesiyle bir grup onde gelen chp ve ap’liyle birlikte zincirbozan’da ikinci defa gozetim altina alindi. eylul 1987’de erdal inonu’nun liderligindeki shp’den antalya milletvekili secildi.once grup baskanvekilligi, ardindan genel sekreterlik yapti.1990’da genel sekreterlikten istifa etti.chp’nin yeniden acilmasi uzerine chp’ye gecti. 9 eylul 1992’de genel baskan secildi.18 subat 1995’de shp ve chp butunlesme kurultayinda aday olmayip genel baskanliktan ayrildi.9 eylul 1995’de birlesmeden sonra yeniden genel baskan secildi.30 ekim 1995’de kurulan dyp-chp koalisyon hukumetinde basbakan yardimciligi ve ve disisleri bakanligi’ni yuruttu.53.hukumet kurulunca basbakan yardimciligi ve disisleri bakanligi’ndan ayrildi.23-24 mayis 1998’de olagan kurultayda bir defa daha genel baskan secildi, ancak 18 nisan’da partisinin baraji asamamasi uzerine gorevinden ayrildi.
yerine secilen altan oymen 1 ekim 2000 tarihinde yapilan 11.olaganustu kongre’de baykal karsisinda secimi kaybetti.muhaliflerini etkisiz hale getiren deniz baykal, eski sol politikalardan uzak bir cizgi izliyor.
66 yasina gelmis oldugunu sasirarak ogrendigim, zorba kilikli artik siyasetten cekilmiyorsa bile sahnelerden cekilmesi gerektigine inandigim, pek cok insanin chp’den sogumasina neden olan ancak nedense milletvekilleri tarafindan takim tutar gibi tutulan parti baskani. yaptigi suclamalari sadece iddaya dayandirip ispat konusunda ise "ben boku atarim sen aksini ispatla" fikrine dayandiran, ic durumu kesinlikle yuzune vurmus, konusma yaparken az sonra savas cikartacak havasi yasatan, basarisizligini kabul etmeyen, koltuguna yapismis bir politikaci.
15 senedir chp`nin genel ba$kani.kendisi de bir koltuk sevdalisi anladigim kadari ile..artik partiyi ba$kalarina devretmesi gerekiyor ki bu sayede chp nin oyu artsin..fakat ote yandan yerine mustafa sarigul gecerse bu gercekten chp nin sonu olur.
son kurultaydan sonra tuzukte ve parti yonetiminde yaptigi degisikliklerle parti genel baskanligini asla birakmayacagini bir kez daha kanitlayan, senelerdir yer aldigi partilerde yaptigi huysuzluklardan dolayi hizipci olarak da bilinen yillarin sosyal demokrati.
konu$mayi gercekten iyi beceriyor bu adam.sesinin tonunu gerekli yerlerde yukseltiyor, gereken yerlerde alcaltyor.sirf bu sebepten uzun zaman chp ba$kanligi yapabiliyor bence.
aslinda basbakanlik makamina son derece yakisan bir bilgi birikimi,kisisel gelismisligi ve gorus aydinligi olmasina ragmen hem yanlis siyaset izlemesi hem de sosyal demokrat yapisini cok fazla on plana cikaramamisi ve buyuk sermaye medyalarinin kendisinin alehinde olmasi sebebiyle bu makama hic bir zaman ulasamamis ve ulasmasida zor olan sahsiyettir..
nerde ne diyecegini ne yapacagini bilmemesine ragmen 15 senedir nasil chp gibi bir partinin basinda oldugunu merak ettigim siyasetcidir ki chp tarihinde ilk kez parlementoya giremedigi sene de bu adam basindaydi hala da basinda allah allah yaw?
ne yazık ki muhalefet olmanın yükümlülüklerini baştan aşağıya yerine getirmek zorunda hisseden politikacı.

bugüne kadar birçok başarılı siyasetçi ,çoğu adını sanını bile duyuramadan göçüp gitmiştir siyaset meydanından ne yazık ki.muhalif olmadan,kızmadan,eleştirmeden hatta ve hatta hakaret etmeden bu ülkede politika yapılamayacağını anlayamadıkları ve belki de bu tip hareketleri kendilerine yakıştırmadıkları için .
ekranlarda ,gazetelerde,dergilerde,karikatürlerde iyi de olsa kötü de olsa bir şekilde gözükemenin cezasından hiç bir şekilde doğru anlaşılmadan yok olup gitmişlerdir bile bile.
bu gerçeği o çekik keskin gözleriyle tam onikisinden yakalayan ender politikacılardan biridir işte deniz baykal.
bu ülkede televolelerde bir kerecik olsa da gözükememenin ne manaya geldiğini oldukça iyi bellemiş ve bunu bütün ayrıntılarıyla yerine getirmeyi kendine adet edinmiştir deniz baykal.
aklı başında (!)bir muhalif bugüne kadar dememiştir ki diyememiştir ki iktidar doğru yolda,iktidar iyi işler yapıyor diye,duyamazsınız,imkansızdır.

doğru işleri övmenin kendi ’’gerekliliğini ’’ortadan kaldıracak olmasından haberdardır çünkü.
bütün işler yolundayken tabiri caizse herşey tıkırındayken’’ kral çıplak ,’’kral çıplak ’’demenin kendisine sağlayacağı,rakibine kaybettireceği,kaybettirmese de en azından yıpratacağı gerçeğini en iyi anlamış politikacılardan önde gidenidir sayın baykal.
surekli laf koymaktan başka bir şey yapamayan hatta yeni deyimler olusmasına neden olan sahsiyet.örn:’’laf koymakla bişe olunca deniz baykal reisi cumhur olurdu’’ gibi
0 /