casablanca

nihilist
kadın denilen seyin ozetidir bu film.

istisnalar kaideyi bozmaz tanıda konusmalar donsede genellemenin gercekligidir bu film.

bir kadın bir erkek. erkek sever kosulsuz, teslim olur kadına. kadın hep bir adım geriden izler ilsikiyi, mantıklı olandır sozde. kus bakısı seyreder iliskiyi, sonrasında olanlar olur paris isgal altındadır kacmaları gerekir, erkek, rick, elinde biletler istasyonda bekler pardesusunu cekmis elinde sigarası. kadın soz vermsitir, gelmez.

onlarınki erkege gore asktır kadın ise sadece o an mantıklı olanı yapıyordur, erkek kızı son gordugu gunu bile unutmamıstır, her ne kadar acı versede o gun erkege, anılardır onu yasatan, sonraları o karsılasma soyle resmedilir;

ilsa:ilk karsılastıgımız gunu hatırlıyor musun?
rick: her anını hemde. paris’in isgaliydi; sen mavi, almanlar gri giymisti.

erkek sever hemde cok sever, kız adamı sebep bile gostermeden terk etmis, bir acıklama yapmamıstır, normal olan bir kızın yapacagı sey nefret etmekdir fakat erkek etmez, edemez. bitmeyen askı soyle resmedilir ileride;

rick:sana imkansız bir hikaye anlatayım mı?
ilsa:anlat.
rick:seni seviyorum.

sonucta ortada derbeder olmus, tum hayatı yamulmus bir asık, o asıgı bir kalemde harcamıs bir kadın, kadının ugruna gercek askını harcadıgı ise yaramaz bir erkek vardır ve sonunda gercek asık askını ozgur bırakarak gercek askını gosterir.

karsılıksız sevmektir.

gerceklerdir.

kadınlardır.

hayatın ta kendisidir bi yerde bu film...


bu başlıktaki tüm girileri gör

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol