beyaz türkler

ankakusu
can çekişen beyaz türkler’in son kalesi

akp’nin iktidara gelmesiyle birlikte beyaz türkler’in yaklaşık 40 yıl kadar sürmüş olan iktidar hegemonyalarının sona erdiği malumdur.

gerçi beyaz türkler bu iktidar değişikliğinin ne anlama geldiğini başlarda pek kavrayamamışlardır.

laila türü ayakta sallanma mekanları zamanında sezonu açtıkları istanbul’da, sushi yenilecek mekanların sayısı azalmadığı, borsa yükselişini sürdürdüğü ve ithal şarap bulunabildiği sürece kendi düzenlerinin sarsılmadığını sanarak mutlu olan beyaz türkler, temelden gelen büyük değişimi çok uzun süre anlayamadılar.

bazıları şimdilerde olan biteni yavaşça kavramaya başladılar. çoğunluk ise olan bitene aval aval bakmakla yetiniyor çünkü yaz mevsimi geldi ya vücutlar istanbul’da olsa da kafalar bodrum’da, çeşme’de artık.

yani anlayacağınız düşünme ve anlama kapasiteleri tamamen dibe vurmuş durumda.

bu grubun bir türlü tam kavrayamadığı ama içgüdüleri ile daha yeni yeni hissetmeye başladığı ise şudur: türkiye’nin söylemi artık beyaz türklerin elinden tamamen çıkmıştır.

bugüne kadar ’öteki türkiye’ olarak bakılan, varlıkları unutulmaya çalışılan insanlar artık bu ülkenin söylemini tamamen ellerine geçirmişlerdir.

bunun ne anlama geldiği, başlayan sürecin sonunda bir zamanlar ülkeyi ellerinde oynatan beyaz türkler’in sadece hükümet tarafından sınırları belirlenen özel ulusal parklarda yaşamaya mahkum olup olmayacakları bir süre sonra net olarak ortaya çıkacaktır.

ama şimdi önemli olan, bu sürecin başladığını ve bunun da geri dönüşü olmadığını tespit etmektir.

yani 3 kasım 2002’de olan basit bir geçici iktidar değişikliği değil, kalıcı bir sistem değişikliğinin başlamış olmasıdır.


* * *


bu olan biten iyi bir şey midir?

vallahi onu ben bilmem, ama beyaz türkler ne zaman ağızlarını açsalar demokrasinin erdemlerinden bahsettiklerine göre bu olan biteni de mutlulukla izlediklerini sanıyorum.

ben demokrasiye inanmadığımı birçok defa net bir şekilde ifade ettiğimden dolayı olan bitenden mutlu olmak gibi bir zorunluluk da hissetmiyorum.

hatta bir zamanlar bu memlekette en ideal yönetim biçiminin olsa olsa bir teknokratlar hükümeti olabileceğini anlattığımda, bana en çok kızanlar arasında beyaz türkler de vardı. çünkü onlar ’demokrattılar’, bilmem anlatabiliyor muyum?

şimdi kendi ’demokratlıklarının’ sonucunu doyasıya yaşayacaklar ve ben de olup bitecekleri keyifle izleyeceğim, haberiniz olsun.


* * *


gerçi beyaz türkler artık can çekişmektedirler ama savaşarak da mağlup olacakları kesindir.

örneğin alın son yök tasarısı sürecinde olanları.

başbakan erdoğan iki gün önce yaptığı parti meclisi konuşmasında kendisinin halkın iradesi dediği şeye karşı direnenleri anlattıktan sonra ’seçimler neden yapılıyor’ diye sordu ya bence meselenin özü de bu sorudadır işte.

beyaz türkler lafta demokratlardır ama seçimlerden de pek hoşnut değillerdir ve son direnişleriyle bu ülkenin başbakanına bile o soruyu sordurtmuşlardır.

ve aslında beyaz türkler’in yeni yerleşecek olan sisteme, yani öteki türkiye’nin kamu hegemonyasına karşı tepkileri şu popstar yarışmasında çok daha net ortaya koyulmaktadır.

bu yarışma can çekişmekte olan beyaz türkler’in son mücadele kalesi haline dönüşmüştür, oylamalardan çıkan sonuç budur.

tamer adındaki arkadaş, beyaz türkler tarafından koruma altına alınmıştır, onu pek sevmiştir berikiler.

demokrasi sürecini kavradıkları hayli şüpheli olan bazı jüri üyeleri ise o arkadaşa gelen oylara kızmakta, kendi beğenileri ile halkın beğenilerinin farklı çıkmasına sinirlenmektedirler.

oysa olan bitenin demokrasiyle bir alakası yoktur. bu sadece yeni yerleşen beğeni, zevk sistemine karşı oluşan bir büyük tepki, bir karşı-ihtilal girişimidir.

berikiler kendi istediklerini seçtirerek, hayatın başka alanlarında artık yapmakta hayli zorlanacakları bir şeye, yani kendi zevk ve hayat tarzlarını halka empoze etmeye çalışmaktadırlar.

ama görmedikleri şudur ki sonuna kadar direnip kendilerinden gördükleri genci star seçtirseler de, bu sadece bir kendini aldatma zaferi olacaktır.

çünkü yeni türkiye’nin gerçek starı selçuk’tur ve da artık değiştirilmesi maalesef mümkün olmayan bir gerçekliktir.

http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2004/06/03/yazarlar/yazarlar210.html
bu başlıktaki tüm girileri gör

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol