beğendiği yemeğin fiyatına bakmadan sipariş verebilenler

yaklaşık 5 yıldır içinde bulunduğum gruptur. menüyü elime alıp sadece beğendiğim yemeği seçerim, fiyata asla bakmam, daha sonra garsonu çağırıp pişiriliş şekli ve yanındaki istediğim garnitürler hakkında istediklerimi söyledikten sonra oturup yemeğimin gelmesini beklerim. sonra afiyetle yerim. , çoğu zaman hesabın ne kadar geldiğine bile bakmadan ödememi yaparım. garsona en az %10 bırakmayı ihmal etmem. istanbul ve ankara'da en kral restoranda (içki hariç) kişi başı 200 tl den fazla hesap gelmeyeceğine emin olduğumdan kafam rahattır. (en kral restoranlara örnek, sunset, papermoon, nusr-et, ristorente italia vs) . e tabi eğer yemeği içki ile özellikle şarap ile içeceksem menüdeki fiyatlara çok dikkatli bir şekilde bakarım. bir şişe şaraba 1000 tl'lik olmak da istemem.

edit : köri soslu tavukçular eksilemeye başlamış bile
aynı ben. kadıköy yıldırım büfeye gemiden indiğim gibi koştur koştur giderim. hiç fiyata bakmadan yarım döner ve şişe kola derim olay biter. fakir miyim ben fiyat sorcam hehe.
zorlu center'da bulunan cantinery'de etle alakalı tüm yemekleri fiyatına bakmadan sipariş veririm. hem servis konusunda, hem temizlik konusunda, hem de yemekler konusunda harika bir yerdir.
içinde olmadığım gruptur.

sebebi çok basit; merak ederim.
kendim de bu sektörde olduğum için kıyaslama yaparım.
lezzet bu ücreti karşılıyor mu yoksa tabelaya mı para veriyorum diye analiz ederim.

bulunduğumuz bölge sebebiyle müşteri kitlemizin maddi durumu bir hayli iyi. fakat inanmazsın sözlük 5 lira için pazarlık yapanlar mı dersin yediklerinin parasını tek tek soranlar mı dersin neler görüyorum hergün. işin tuhafı bu hesabı yapan adamın/kadının kalkıp şöförünün kapısını açtığı arabasına dünyanın sahibi edasıyla binip gitmesi.

fiyata bak ya da bakma.o senin bileceğin.amaaaa masaya hesap istediğin bir mekanda garsonun bahşişini bırakmadan kalkma bebeğim.
çoğu zaman hesabın ne kadar geldiğine bile bakmadan ödememi yaparım. garsona en az %10 bırakmayı ihmal etmem


başka sözüm yok hakim bey
ben bu insanoglunu anlamakta cidden cok zaman zorlaniyorum.

hayir bu neyin havasi neyin kafasi? oturdugun yerde begendigin yemegin fiyatina baksan ne, bakmasan ne? gittigin yerin lezzet ve fiyat orani ile alakali az cok bilgin vardir zaten, ne diye fiyata bakasin, ya da baktin diyelim, ee? bu durumu bir itibar olarak goruyorsaniz cidden buyuk eziksiniz, bak cidden diyorum.

istanbul'da gitmedigim restaurant bar vs. kalmamistir, binmedigim araba modeli surmedigim araba türü kalmamistir. amac hava atmaksa biraz daha detaylandirayim, cessna'dan airbus a380 e kadar aklin gelebilecek her tur ucagi da pratikte kullanacak bilgiye sahibim. amac hava atmak ya, eksigim kalmasin istedim bu zihniyetteki insanlardan. gittigim restaurantlarda menuye bakarken fiyata da bakarim kimi zaman ama bunu da hicbir zaman fakirlik olarak gormem, tipki fiyata bakmadigim zamanlar bunu zenginlik olarak gormedigim gibi.

kendi kisisel gorusume gelince;

bu ve benzeri basliklar acmak tamamen bireyin kendi ego tatminidir, aslinda hicbir kosulda yapamayacagi seyi yapabiliyormuscasina betimlemektir. nasil olsa bireyi sozluge alirken yalan makinesine sokmuyoruz. klavye sagolsun, sozluk sagolsun, genis genis yaziyor insanlar.

bir diger kisisel gorusume gelince;

velhasil zenginsin, velhasil bir restauranta gittigin zaman yiyecegin yemegin fiyatina bakmaksizin siparis verebiliyorsun. ee? bunu belirtmekteki amac gorgusuzlukten baska ne olabilir ki allahaskina. cok luks bir restauranta gitmissindir de corba nin yaninda su siparis vermissindir. onda da en baba 40tl hesap gelir. noldu simdi?

allahaskina az otede ciglik atin "benim zerre gorgum yok" diye, bak cok rica ediyorum.
görgüsüzlüğü, görgüsüzlükle bastırmaya çalışan, kendi reklamınî yapan insanları gördüğümuz başlık.
entry girmek istemememe rağmen sürekli önüme çıkan başlık. söylemek istediğim bir çok şey söylenmiş. (bkz:gavura vurur gibi vurmak) yalnız arkadaşı tebrik ederim. bunca zamandır muhasebeciyim hala kdv, matrah vs hesaplamaya üşenirim, gözümde büyür. ama yazarımız garsonun %10 unu hesaplamaya üşenmiyor. olası bir diyalog;
-kimle mesajlaşıyosun sen orada?
+dur kızım ya fiyata bakmadan sipariş verdik, küsüratlı geldi. garsonun %10 unu hesaplıyorum.