bana bir masal anlat baba

goetica
oya bora $arkısı,süper baba muziğidir..80’lerde çocuk her bireyin blok flüt ile çalmaya çalı$tığı yegane $arkıdır..

her dinlendiğinde ağlatabilme kapasitesi vardır,çok hem de.


bana bir masal anlat baba
içinde bütün oyunlarım
kurtla kuzu olsun $ekerle bal

baba bir masal anlat bana
içinde denizle balıklar
yağmurla kar olsun güne$le ay

anlatırken tut elimi
uykuya dalıp gitsem bile
bırakıp gitme sakın beni

bana bir masal anlat baba
içinde tüm sevdiklerim
içinde istanbul olsun
cntr
insanın ruhunda sessiz sedasız yaşayan baba kavramının haykırmaya başladığı,insanın gözlerinden damla damla aktığı anların en büyük suçlusudur bu şarkı.öyle ki,babanızı aslında ne kadar özlediğinizi,ona karşı gerçekten neler hissettiğinizi,daha da kötüsü eğer o size tekrar geri dönmemek üzere el sallarken ona söyleyecek çok değerli iki kelimeniz kalmışsa yaptığınız hatanın vehametini en acı biçimde hatırlatır.dinlemeden,sadece düşünerek bile aniden deli gibi ağlamaya başlayabilirsiniz,emin olun on saniyenizi alacaktır en fazla.

eğer babanız artık sizi yukarıdan izliyorsa bu şarkıyı ne yapın edin dinlemeyin.atın kendinizi sırat köprüsünden aşağı,ama bu şarkıyı dinlemeyin.
sitare
devletin pkk ve diğer sorunlar karşısında süregelen basiretsizliğiyle onlarca yıldır halkın dilinden düşemeyen umut yüklü parça.
bisizofreninyarattigikarakterimben
mırıldandım.sessizce içimden ağlarken istemeden bu şarkıyı mırıldanmaya başladım bir kaç saat önce.bedenimde dolaşan litrelerce alkolün etkisiyle karlara atarken kendimi haykırmak istedim ama mırıldandım.

yağmurla kar olsun..


sonra ağlamaya devam ettim saatlerce bir yandan mırıldanırken.sorgulamadan geçmişimi sadece o anın tadını çıkararak, kar bütün vücuduma işlerken uyuyakalmak istedim o an orda.soğuğun beni etkilemekten vazgeçeceği ana kadar yatmak istedim karların içinde.yaşamaya inat orada mırıldanırken ölmek istedim.ölüme inat yaşamak istedim öleceğim saniyeleri.

anlatırken tut elimi uykuya dalıp gitsem bile..


nasıl da garip hissediyor insan özlerken kendini.bir daha geri gelmeyecek şeylerin özlemiyle mırıldanırken.yoldan geçen insanlar bana bakıyorlardı gecenin karanlığında ama ben sadece mırıldanıyordum.haykıramadım belki birileri duyar da benim için bir şeyler yapmak isterler diye.yalnız kalmak istedim.bana verilebilecek en güzel hediye yalnızlık.

içinde tüm sevdiklerim..


hiç bir acının hafiflemeyeceğinin anlamak canımı acıttı.kendimden kaçıyormuşum bunca zamandır.hiç bu kadar ben olmamıştım daha önce.çocuk oldum bir anda.o şarkının her satırını içimde hissederken daha önce hiç olmadığım kadar çocuk oldum ve hıçkıra hıçkıra ağladım kimseden utanmadan çekinmeden.ağlarken hiç utanmamıştım zaten.çocukluğumun gözyaşları süzüldü kara.

bırakıp gitme sakın beni..
lordleon
çocukluğumuzda;içinde savaş, kavga, iftira, aldatma, yalan-dolan, üzüntü olmasını istemediğimiz, dilimizin varamadığı yüce varlıktan kalpten seslenilen, ruhumuza huzur verecek bir masal dinleyebilmeyi arzulamaktır.

artık büyüdük ve çocukluk isteklerimize bazı şanslılarımız sahip oldu. çoğumuz ise olamadı. artık babamızın boynuna sarılmak bile zor geliyor insana. çünkü babamız hiç bize çocukken masal anlatmadı. sevgimiz derinlerde ama belli etmesi kolay değil. ama hala bir yerlerde, madalyonun unutulan ve bakmaya cesaret edemediğimiz bir yüzünde, bunu istediğimizi kim inkar edebilir. hayatın gerçekleri suratımıza bir bir çarparken. bana bir masal anlat baba...
elma sekeriiii
bana bi masal anlat baba, eski günlerime döneyim. yüzüme gözüme serpilmi$ olan toprakları temizle, ellerime bak...silkele "ne yapmı$sın sen böyle yumurcak!" diyip gülüse yine.

yine flüt çalayım ben, sen beni dinle. müzige olan yatkınlıgımı anla "seni konservatuara gönderelim kızım" de bana. al yüzümü avuçlarının orta yerine; sen büyük biri olacaksın de.
anlatırken tut elimi ...

uykularım güzeldi baba, senleydi çünkü.
ilk a$kımdın sen benim. her ak$am "annemden çok" beklerdim seni. gün boyu yaptıgım karalamaları sana göstermek için can atardım, kinder suprise yumurtamı alır; içinde çıkan oyuncakların her birini salondaki büfe üzerine dizerdim.
sen gel de nasıl yaptıgıma bir bak diye, içinde tüm oyunlarım...

geceleri uyandıgımdaki tek sıgınagım sendin benim, anlattıgın küçük masalların içinde istanbul vardı, içinde bütün oyunlarım kurtal kuzu güne$le ay...

bana yine anlat baba, anlat ki içimizdeki bizi birbirimze baglayan o ı$ık hiç sönmesin...sustun, tüm oyunlar bitti.

geride bo$ bir salıncak kaldı, ellerim yerde yine.kanamakta ama silen yok baba.
discordia
babayla kavga edilmiş ve suç anlaşılmışsa ama özür dilemek saçma gurura yedirilemiyorsa...baba uzaklardaysa...çocukluk geçip gitmişse...artık kimse masal anlatmıyorsa size...kimse tutmuyorsa o şefkatle uyuyana kadar elinizi fonda çalan şarkıdır.farkında olmadan ya dinlenir ya söylenir:"anlatırken tut elimi uykuya dalıp gitsem bile,bırakıp gitme sakın beni"

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol