aykut kocaman

trabzon da trabzonspor u mağlup edip şampiyonluğu getiren golü attıktan sonra "şu anda rakip arkadaşlarımın içinde olduğu psikolojiyi anlayabildğim için sevinemiyorum" demecinin ardından bu empatik ve centilmen yaklaşımının ödülü olarak takımının şampiyonluğunun ardından fenerbahçeden uzaklaştırılmıştır. o da kocaman bir adam olarak istanbulspora geçmiş; burda türkiye liglerindeki gol sayısını 200’e tamamladıktan sonra aktif futbolu bırakıp takımının teknik direktörlüğüne geçmiş; bu dönemde takımın yaşadığı birçok zorluğa karşın uzun süre boyunca istanbulspor’u birinci ligde tutmayı başarmıştır. kendine özgü bir kişi olup; teknik adam olarak başarısı onun kişiliğini ve felsefik yaklaşımını kabul edecek bir camiada çalışması onun başarısı için elzemdir. bu sebeple de malatyaspor da ancka yarım sezon çalışabilmiştir ve yine aynı sebeple bence bir anadolu takımında kendi vahasını oluşturup orada kalmalı; bir "büyük" takımın başına geçip orada kendi karizmasını ziyan etmemelidir... futbolculuğuna ilişkin olarak göze çarpan en büyük özelliği jimnastik geçmişinin etkisiyle ceza sahası içinde kıvrak hareketlerde bulunması ve kaleciyle karşı karşıya pozisyonlarda devamlı surette aşırtma vuruş denemesidir. teknik adam olaraksa kendisi bir forvet oyuncusu olmasına rağmen defansa ve özellikle ortasahanın kalabalık tutulmasına; dolayısıyla atak organizasyonu bakımındansa kontraatağa dayalı bir anlayışa sahiptir.
bu başlıktaki tüm girileri gör