amerikan futbolu

amerikalilarin ne kadar zevksiz olduklarini gosteren spor dali.siddete yoneliktir,bes para etmez.
heriflerin hile yapmaya ne kadar egilimli oldugunu buradan da kolayca anlayabilirsiniz. surekli penalti yapiyorlar, ustelik bundan buyuk de bir zevk aliyorlar.
son derece eğlenceli, heyecanlı ve inanılmaz taktikler ve zeka üzerine kurulu, eğer takımdaki her insan birbirinin her özelliğini diş dolgusuna kadar bilmezse asla başarılı olunamayacak bir spor. takım arkadaşınızın nerede ne yapacağını çok öncelerden tahmin edip ona göre ne yapacağınıza karar vermeniz gerek... maç kadrosu 45 kişiden oluşur takım içinde farklı görevleri olan 3 takım daha vardır. oyunun amacı karşı sahanın son noktasına topu götürmektir.
yapılabilecek sporlar arasında cesaret, takım oyunu ve zekayı en üst seviyede birleştiren tek oyun amerikan futboludur. onu da en iyi oynayan boğaziçi sultans’tır.

kişilikleri sporlarına kadar yansımış..hayatlarının her karesi her anı şiddet olmuş..ama su testisi su yolunda kırılırmış..döktükleri kanlar onları boğar bi gün...
senelerdir izlediğim, buna karşılık hala napılınca sayı oluo, napılınca kazanılıo, sorusuna cevap olabilecek en küçük bir bilgi sahibi olamadığım salak bi spor
maç ilk olarak para atışıyla başlar.
atışı kazanan takım "kick off" denilen vuruşla oyuna başlar.
oyun süresi 15’er dakikalık 4 bölümden oluşur. bir maç 60 dakika sürer.
amerikan futbolu sahası 110 metre uzunluğunda 49 metre enindedir.
takım kadrosu 45 oyuncudur ama maça 11 kişiyle çıkılır.
her takımın 1 yarı içinde 3 mola hakkı vardır.
2 çeyrekten sonra 15 dakikalık mola verilir.
bir takım kendi içinde ayrı görevler üstlenen üç takıma ayrılır. bunlar; hücum takımı, özel takım ve defans takımıdır.
bir takım, kendi içinde farklı görevleri olan üç takıma ayrılır.

hücum takımı (offensive team):amacı sayı kazanmak olan bu ekip, takım topa sahipken oyuna girer

quarter back (qb): takımın oyun kurucusudur. hücum başladığı zaman genellikle top ilk olarak bu oyuncuya gelir. yapılacak oyunu da bu oyuncu belirler. zeki, soğukkanlı, hızlı, çevik ve güçlü olmalıdır. boy çok fazla önemli olmamakla birlikte uzun boylu qb’lerin sahayı daha rahat görebilecekleri için avantajlı olduğu söylenebilir.

merkez (center)/(c): hücumu başlatan yani topu yerden kaldırarak qb’ye veren oyuncudur. görevi arkasındaki sayı yapacak oyuncuları korumaktır. genellikle takımın en güçlü ve iri oyuncusudur. ayrıca ellerinin çok hızlı ve reflekslerinin güçlü olması gerekir. bu oyuncu için yüz kilonun üzerindeki kişiler tercih edilir. koruyucular (guard)/(g): centerın iki yanında duran oyunculardır. bunların da görevi arkalarındaki oyuncuları korumaktır. en ağır ve iri oyunculara bu görev verilir.

iç oyuncular(tackle)/(t): guardların yanında duran oyunculardır. karşı takımın oyuncuları genellikle onların yanından geçerek quarterback ve diğer hücum oyuncularına ulaşacakları için iri olmakla beraber hızlı olmaları da gerekir. center ortada olmak üzere iki guard ve iki tackle takımın "offensive line"ını oluşturur.

tight end(te): sağ veya sol bitiş çizgilerinin ucunda yer alırlar. çizgi oyuncusu gibi, arkasındaki oyuncuları koruduğu gibi bazen pas almak için ileri çıkabilir veya topu takım arkadaşından alarak topla koşabilir. uzun boylu, güçlü, hızlı oyuncular burada oynatılır.

runing back(rb): hücum takımının quarterbackle birlikte en önemli oyuncusudur. özellikle türkiye’de bu oyuncu çok önemlidir. topla koşarak rakip savunmayı yarıp ilerlemek ve sayı yapmak ilk görevidir. bununla birlikte bir tackle gibi qb’yi koruyabilmeli ve gerektiğinde ileriye çıkıp pas alabilmelidir. bir sporcuda düşünebileceğiniz bütün iyi özellikleri taşımalıdır.

wide receiver(wr): receiverların ilk görevi hızla savunmanın arkasına sarkarak veya arada bir boşluk bularak atılan pasları almaktır. genellikle bu oyucuları corner back denilen savunma oyuncuları adam adama savunur. pas alabilmeleri için cornerları geride bırakabilecek kadar hızlı ve çevik olmaları gereklidir. uzun boylu oyuncular tercih edilir.

savunma takımı (defensive team)amacı rakibe sayı yaptırmamak olan bu ekip, top rakipteyken oyuna girer. topu taşıyan rakip oyuncuyu yere düşürmek, saha dışına çıkarmak veya topu kaybetmesini sağlamak amacıyla hareket ederler.

defensive guard’lar (noise tackle, defensive end, defensive tacle): bu oyuncuların öncelikli görevi, hücum başladığı andan itibaren (topun center tarafından yerden kaldırılması) bir an önce qb’ye ulaşarak onu yere düşürmek (top qb’deyken) yada topa sahip olan oyuncuyu düşürmektir. bunun için offensive line’ın arasından geçmeli veya etrafından dolaşmalıdırlar. karşılarında çok iri oyuncular olacağı için onlarla baş edebilecek kadar güçlü ve hızlı olmalıdırlar.

linebackerlar(lb): karşı takımın runing backlerini ve qb’sini savunan oyunculardır. bütün savunma oyuncuları gibi elinde top olan oyuncuyu, öncelikle runing backleri, durdurma görevini taşırlar. runing backler kadar nitelikli olmaları gerekmektedir.

corner back’ler(cb): receiverların pas almasını engellemek ilk görevleridir. top line’ı (oyun başlamadan önce topun bulunduğu noktanın hizası) geçtikten sonra bir lb gibi hareket ederler. hızlı, çevik ve güçlü olmalıdırlar.

safety(sf): futboldaki libero görevini apar. pas oyunlarında serbest bir cb gibi oynarken koşu oyunlarında lb görevindedir. ancak savunma rakibi kaçırdığı zaman devreye girer. savunmanın en arkasında durduğu için hücumu daha iyi görür ve arkadaşlarını yönlendirir. sigorta durumunda olduğu için tecrübeli ve iyi bir savunma oyuncusu bu işi yapar.

özel takım (special team)kick off, kick, kick return, punt, punt return, field goal ve point after touchdown gibi durumlarda sahaya çıkarlar. diğer iki takımın karışımıdır. bu takımda yer alan iki farklı görevde oyuncu vardır.

punter: punt sırasında topu kullanacak olan oyuncudur. güçlü ve esnek bacakları olmalıdır.

kicker: kickler ve field goal denemelerinde atışı yapacak oyuncudur. topu ayağıyla istediği yere ve uzaklığa atabilmelidir. güçlü bacakları olmalıdır.
ülkemizde de üniversite takımları ve bu sene başlamış olan kulüpler liginde oynanan, parmağımı 2 kere aynı yerden kırmama sebep olmuş, bir türlü birakmak istemediğim spor dalı.
dunyada oynanan butum takım sporları içinde en cok atletik ve taktiksel beceri isteyen spordur.hem 4.5 saat sahada kalıp hemde oyun kitabındaki 40-50 oyunu(amerikada bu sayı dahada artar)ezbere bilip mukkemmel bi sekilde uygulamak oldukca zordur.ayrıca quarterback runningback gibi mevkilerde oynayan oyuncular için stres ve baskı altında oynamak dahada zordur.ama seviyoruz, bagımlısıyız...
bu sporla alakalı hiç anlamadığım bir mevzu var; türkiye’ de kurulan bütün amerikan futbolu takımlarının isimlerinde ingilizce kelimeler geçiyor;

(bkz:ankara cats)
(bkz:başkent knights)
(bkz:anadolu rangers)
(bkz:ege dolphins)
(bkz:bilkent judges)
(bkz:bosphorus sultans)

tamam spor amerikan ama takımlar değil ki?? size ne oluyor?

futbolun da ana vatanı ingiltere; ama bak futbol takımlarının böyle abuk sabuk isimleri var mı? adam gibi isim koyun kendinize ondan sonra yapın sporunuzu.

böyle şeyler soğuttu beni amerikan futbolundan. yoksa şu anda çok farklı yerlerde olabilirdim inan!
amerika bir tek futbolda dünya lideri değil. onda da bakmışlar dünya lideri olamıyorlar, kendi futbollarını yapmışlar.
bana çok dandini gelen spor fakat oyuncunun bünyesine nasıl etkisi varsa gym kasan adamın yapamayacagı kasları bunlar yapıyor.