ali ismail korkmaz

gezi parkı direnişi esnasinda polis $iddetinden kacarken bilinmeyen birileri tarafindan öldüresiye dövülen anadolu universitesi ogrencisi 19 ya$indaki genc.

ne yazik ki tedavi gordugu hastanede ya$amini kaybetmi$. topragi bol olsun. iktidarin eline bula$an bu kanlar nasil temizlenecek, nasil huzur bulacaklar bilmiyorum, kimse de bilmiyor.

gencecik bir can daha yitti gitti.
ölümü tamamen ilgisizlikle alakali.

hastaneden "bir $eyin yok" diye taburcu ediliyor, eve gidiyor. evde bir sure sonra fenala$iyor, hastaneye kaldiriyorlar ve sonradan anla$iliyor ki "bir $eyin yok eve git dinlen" dendigi zaman aslinda beyin kanamasi gecirmi$ kendisi. bir sure sonra da can veriyor zaten.

bugun cenazesi vardi, cenazesine askerler de katildi.
beni bugun de ağlatan bir başka kardeşim..
tanımıyorum, görmedim, kim oldugunu bilmiyorum.. ama kardeşim benim
direnen güzel yüzlü kardeşim...
fotoğrafını gördüğümde içimi acıtan, kalbimi acıtan kardeşim...
nasıl kıydınız ?
nasıl döverek öldürdünüz ?
aklım mantığım almıyor insan görünümünde olan canavarlar ne kadar da çok içimizde..
öfkeme yeniliyorum, öfkem göz yaşına yeniliyor, ağlıyorum.
ağladığım için utanıyorum
bir babayı daha evlatsız bıraktınız
hangi umutlarla yetiştirdi, okuttu nasıl hayalleri vardı o babanın..
gözlerinin içindeki ışığı nasıl söndüre bildiniz ? !!
hangi iman hangi din bunu hükmeder ?
hangi oruç elinizdeki kanı temizler ?
bak ve utan bir anne ağlıyor evladını kaybettiği için..
hangi bina, hangi toprak getirir onun yiğit oğlunu ?
lanet olsun iktidar hırsına, para hırsına, güç hırsına..
dilerim ki sen ölmeden önce bu ocağını yaktığın aileler gibi;
ateş düşsün, evlat acısı gör !!
belki o zaman anlarsın, mazlumun, masumun, insanın canını almanın nasıl olduğunu..
dilerim ki ettiğin zulum bu dünyada yanına kar kalmasın !!




"ve cellat uyandı yatağında bir gece
dedi tanrım bu ne zor bilmece
öldükçe çoğalıyor adamlar
ben tükenmekteyim öldürdükçe’’
kendisinin linc edilerek oldurulmesi ile alakali iddianame hazirlandi. $uradan detaylarini gorebilirsiniz;

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24690060.asp
ismini görünce içime yine bir taş oturmasına sebep olmuş çocuktur...
evet çocuktur, daha üniversite öğrencisi, elinde ne bir silah vardır ne de şiddet gibi bir niyeti, hepimizin sesini duyurmak için ses verme hakkını kullanmaktadır...
aleni cinayetlerle yaşanan ölümlerden beni en çok etkileyenidir. sokak arasında kıstırılması, şerefsizlerin ellerinden bir anlık kurtulması ve tek başına olan bu çocuğun başına yeniden hep birlikte çullanmaları ve en acısı ..."öldüm artık vurmayın..."
benim yüreğim fotoğraflarını görmeye dayanamazken annesi ne yapıyor, nasıl yaşıyor düşünemiyorum...
katillerine gelince, hiçbir şey olacağını düşünmüyorum onlara maalesef, yargılamanın bir manası yok, nihai durumları şimdiden belli.
ölüm tehlikesi altındaki ali ismail’i eve gönderip, tekmeleyen polise istirahat veren doktoru ise küfür ve sövme kültürü yüksek arkadaşlara bırakıyorum, allah kimseyi hipokrat’ı mezarında ters çeviren bu ahlaksızların eline düşürmesin...
görüldüğü gibi giden canın karşılığında yapabildiğimiz tek şey küfür ve dua etmek, bunlardan başka yol kalmadı memlekette...
anayasa mahkemesi tarafından, davasının eskişehir’den kayseri’ye taşınmasına ilişkin itirazın "kabul edilebilir" olduğuna karar verilmiştir.

adalet bakanlığı 5271 sayılı ceza muhakemesi kanunu’nun 19uncu maddesinin 2nci fıkrasına göre "kamu güvenliği için tehlike olduğu" gerekçesiyle ilgili davanın eskişehir’den kayseri’ye taşınmasını istemiştir.

yargıtay da bu talebe göre dosyanın kayseri’ye taşınmasına karar vermiş ancak babası bu işleme itiraz etmiştir.

ve anayasa mahkemesi, kamu güvenliği açısından davanın taşınması gerektiğine ilişkin "somut deliller" bulunmadığından ve yargıtay’ın adalet bakanlığı’nın taleplerine göre değil yasalara göre karar vermesi gerektiğinden bahisle ali ismail korkmaz’ın babasının başvurunu kabul etmiştir.

nihai olarak yargılama eskişehir’deki mahkemede devam edecektir, demek ki beyefendiler oradaki hakimin yaklaşımından rahatsızlar, vay gele şimdi o hakimin başına...

öncelikle ismail saymaz'ın dava yorumunu şuraya koymak istiyorum: https://www.youtube.com/watch?v=ptRBGV8BHhY

-ilk olarak 4 sivil 4 polis hakkında açılan;
-ailenin hatay'da, tutuksuz sanıkların eskişehir'de, tutuklu sanıkların kayseri'de dinlendiği;
-ali ismail'in dövülmesinin görüntüleri olan videoların bilirkişi tarafından "yanlışlıkla" silindiği;
-savcı kasten adam öldürmeden ceza verilmesini isterken, yargıtay'ın kararı bozup kastı aşan yorumuyla ceza verdirdiği;
-iki fırıncının şu ana kadar içeride yattığı süre göz önünde bulundurularak tahliye edildiği (bir çocuğu döve döve öldüren kişilerin, 33 ayda iyi birer insan olduklarına hüküm getirilerek aramıza salındığı) davası sonuçlandı.

söylenecek çok şey var ama boğazım düğümleniyor. hele dün annesinin "bu yıl yavrum mezun olacaktı. ama ben onun mezuniyetini değil, davasının sonuçlanmasını bekliyorum." demesinden beri kendime gelemedim.

2008'de bir çocuğun polis tarafından öldürülmesi üzerine çıkan isyanda -ki yunanlılar bizim yaptığımız gibi ölülerini yarıştırıp, ayrışmıyor- erken seçime gidilmiş, hükümet düşmüş, ana muhalefet iktidara gelmişti. bir yanda bir bütün olarak sesini çıkaran yunanistan, bir yanda -artık güzel diyemediğim- ülkem...

yaşın hep 19 güzel çocuk.
Az önce galeride ali ismail'in fotoğrafına denk geldim, onunla ilgili yazmak istedim.

öldük hep yeniden doğarak..
söyleyecek çok şey var. bu ülkenin aydınlık insanlara tahammülü yok, bu ülkenin aleviler'e tahammülü yok.

hep ölüyoruz hep öldürülüyoruz ama bilmiyorlar ki insan olmanın onurlu mücadelesini sürdürüyoruz.

allah rahmet eylesin kardeşim. hep 19 yaşındasın.
gözlerimi yaşartan çocuk, tek diyebileceğim bu bir de onur ve gurur. onuru ile gururu ile adı hep yaşayacak.
0 /