akşam

gecenin ilk saatleridir.

aksam cok boktandir aslinda.nedense butun olumsuzluklari hatirlatan asit yagmuru gibi birseydir.sabahin o tazeligi ya da optimist havasi yoktur aksamda.mevsime gore bu melankolik atmosfer artis gosterebilir.güz mevsiminde daha bi siddetli olur aksamin verdigi kasvet duygusu.

bunun yaninda,eger sosyal bir insansaniz aksamlar eglenceye denk gelir hayatinizda.bir gece de 4 mekan degistiren tipler icin aksam saatleri zarif bir masa uzerindeki enfes aksam yemegidir.karanlik kotuluklere gebedir.yalnizligin verdigi o depresif ruh hali aksam saatlerinde ortaya cikmaktan cekinmez.sonra en guzel yerinde sessizce birakip giden sevgili gelir akla ve bunun akabinde sol yaniniza incecikten sokulan hancerin verdigi aciyla irkilirsiniz.babanin ozenle sakladigi yillanmis sarabi yerinden ucurup icmek icin bundan daha musait bir zaman dusunulemez.

guzel yanlarida vardir elbet.misal;gecenin bir vakti arabayla gece bos sokaklarda nereye gittigini bilmeden surmek pek bi desarj edici olabilir.fon muzigi olarak vasiyet ya da road trippin balli kaymak gorevi gorur.
pek bi pesimist entry gibi oldu sanki..neyse..

her sabah dunya yeniden kurulur.her sabah $artlar yeniden olu$ur.her gece kader,ihtimalleri yeniden duzenler.dun olmayan bugun olabilir hale gelir,bugun olabilen yarin olamayabilir.
güçlü kadrosuyla bence türk basınının yeni trendi.

serdar turgut’tan önceki akşamı alın,bir de şimdikini.

fark çok açık.engin ardıç,oray eğin,serdar akinan...

nihat genç’in kalamadığına üzüldüm ama en azından onu da ekranlara kazandırdı.

bir de şu logosunu ve mizanpajını bir yenilese...
bundan tam dört sene evvel hem tiraj bakımından hem de spor yazarlarının gücüyle baya etkili bir gazeteydi. sonradan işi iyice asparagas haberlerle gündem şişirmeye döktüler. bi ara ciddi ciddi alıyodum bu gazeteyi pehh.