12 eylül

turk insanlari icin unutulmaz bir aci. tum ulkeyi 10 yil kadar geri goturen ordunun darbe yapmasi olayinin cereyan ettigi gun.
bir yandan da 68’den beri gelen anarsinin bir anda kesilmesine yolacmistir.hergun onlarca insanin can verdigi siyasi catismalarin kesilmesi bu darbenin yorumlanmasinda her zaman istismar edilmistir,gozden kacirilmistir.
o gunleri ya$ayanlarin bu konuda yorum yapmasi daha guzel olacaktir esasen.elbette demokrasi engellenemez ve elbette ulke sivil yonetim tarafindan yonetilmelidir.bu konuda sanmiyorum ki cok insanin itirazi olsun..fakat oyle bir an gelir ki sivil yonetim caresiz kalir, oyle bir an gelir ki ulke ic sava$in e$igine gelir ve oyle bir an gelir ki universiteler egitim ogretim yuvasi olmaktan cikar, tamamen teror yuvasi haline getirilir..i$te bu tur durumlarda ne yapmasi gerektigini bilemeyen sivil yonetim olaylarin uzerine ne $ekilde gidilmesi gerektigini bilemez, uygulayamaz..ulkenin guvenliginin degi$mez teminati olan ordu bu gibi durumlarda en son careye ba$vurmak zorunda kalir ve demokrasiyi bir sure askiya alarak darbe yapar.asla ama asla buna taraftar oldugum du$unulmesin..fakat madalyonun bir de oteki yanindan bakmayi ba$arabilirsek $oyle bir sonuc cikiyor onumuze..ben bizzat o gunleri ya$adigim icin bu kadar rahat konu$abiliyorum..taksim meydaninda ba$imizi mermilerden egerek yurumek zorunda kaliyorduk..elim babamin elinde.babam kendisini du$unmeyi birakmi$, bedeni bedenime siper bir $ekilde ko$ar adimlarla en yakin ula$im aracina dogru gidiyoruz..bir diger gun tam kar$imizdaki cay ocagi taraniyor ve 12 asker $ehit ediliyor..bir ba$ka gun yanimizdaki bufe taraniyor ve gene $ehit askerler..bu olaylarin arasinda oyle uzun zaman dilimleri de yok..sadece 1 hafta..caddede yatan cansiz bedenler ve ba$larinda aglayan cocuklar kadinlar.di$arida arkada$larimizla oyun oynamayi unuttugumuz seneler.birakin oyun oynamayi, serseri bir kur$una hedef olmamak icin camdan denizi izlememizin buyuklerimiz tarafindan yasaklandigi seneler..evin caddeye bakan kisminda elektriklerin yakilmasinin gene aile buyukleri tarafindan yasaklandigi seneler..i$te boyle gunlerin bir anda bicak gibi kesilmesi de 12 eylul darbesi sayesinde olmadi mi? yeniden soyluyorum ki hicbir $ekilde taraftar degilim askeri yonetime, darbeye, komutalnlarin ve pa$alarin ulkenin tek hakimi olmasina..fakat dedim ya.madalyon her zaman iki taraflidir ve iki tarafina da cok dikkatli bakmak gerekir.
ordunun yonetime el koyup ulkedeki butun herkesi potansiyel suclu olarak fisledigi, bir cok sagci ve solcunun iskenceye alindigi, binlerce insanin kayboldugu gunlerin baslangici olan tarih. 12 eylul’den sonra en az 12 eylul oncesinde sokakta olen insanlar kadar insan iskencede olmustur ya da faili mechul kalmistir. 12 eylul turkiye’nin uzerinden gecen bir panzerdir. o tarihten sonra ulkemizin bagimsizligini kendince de olsa isteyen vatansever sag ve sol guruplar kaybolmus yerlerine amerikanin yalakalari almistir. amerikadan turgutun prensleri gelmis, turkiye’yi abd’nin kucagina oturtmuslardir.
eger biz bugun gencligimizin yani kendimizin tepkisiz olmasindan yakiniyorsak bu o darbenin apolitizasyon politikalari yuzundendir. tabi bir ulkede halk ve ozelliklede gencler tepki vermiyorlarsa o ulke asla gotunu dogrultamaz.
anarsi sona mi erdi yoksa yeni gizli anarsi mi dogduguna karar veremedigim darbe.turkiyenin bi 10 yil daha geriye gitmesini saglamistir.
darbeyi malum gün gerçekleştirdikten bir zaman sonra sayın(!) kenan evren kendisine sorulan "efendim, madem darbe gerekliydi, niçin bu kadar beklediniz?" sorusuna kitaplarda ders olarak okutulması gereken şöyle bir cevap vermiştir: "şartların olgunlaşmasını bekledik..."
zannederiz ki paşa hazretlerinin şartlar dediği şeyler çoğu üniversiteli 5000 bine yakın (gerek sağcı, gerek solcu) gencimizin ölmesi, binlercesinin sakat kalması, ve bu acı dönemden en ufak nasibini almış koca bir milletin psikoloji biliminin gözünde "hasta" durumuna düşmesidir.
türkiye’de sıradan(açık-adi) faşizmin tüm iğrençliği ve insanlık dışı yöntemleriyle uygulanmasını başlatmış tarihtir.türkiye cumhuriyeti’ni on yıllarca geriye götürmüştür ve etkileri ile yarattığı sistem ve organları hala ülkenin ileri doğru gitmesini engellemektedir.
özgürlük,eşitlik isteyen insanların iyice seslerinin kısılmasını sağlayan askeri rejimin ülke geleceğini vurduğu darbelerin sonuncusudur.(28 şubatı saymazsak)yığınları iyice siyasetten uzaklaştırarak kapitalist sistem gereği başka başka şeylere yönelterek bu güne getiren ve hala herhangi bir kaos durumunda saf olan halkın ’asker gelir çözer’ lafını dillere kazımasına sebep olan 80 darbesi bilindiği gibi siyaseten nelere kaldığımızı gösteren en büyükte sebeplerdendir.siyasetten uzaklaşan insanlar kapitalizmin tüm tüketim varsıllığından etkilenerek değişik alanlara kaymış türk siyaseti tabanından uzaklaşmaya başlamıştır.dünyada hakim olan fikirlerin yerine rahat yaşama,zengin olma,iş,araba verme hatta daha saçma vaatlere dönüşen parti düzenlerine gelmiştir.bizlerinde doğduğu yıllara gelen 80 darbesi çoğumuzun atıl kapasite kıvamına dönüştürerek halkı iyice yozlaştırmıştır.artık insanlar tuttukları takımın adlarını çığlık atar duruma getirmiştir.umutlarımızı ertelensede alacaklı olduğumuz bilinmelidir.
bu kara tarih için halen pişmanlık duymadıklarını açıkca ayan beyan eden paşaların utanç tablosu. bugun bile halen onun külleri üzerimiz de dolaşmakta.
ülkemizin gördüğü son açık darbenin tarihi.adından anlaşılır nasıl bir şey olduğu.evet o dönemlerde herşey herkes bir çıkmaza girmişti.insanlar fikirleri silahlara teslim etmişti.sanki kurşunlar tartışıyordu sadece.ama yapılması gereken bu muydu diye de düşünüyor insan.belki birşeyler yapmak gerekiyordu evet ama kazandırdıkları ve kaybettirdiklerini iyi hesap etmek gerekir.darbeyi,soruşturmaları,yargılamaları ve işkenceleri,idamları yapanların darbenin yapılmasına neden olarak gösterdikleri kişilerden farklı bir şey yapmadığını herkesin görmesi gerekir.
faşizan müdahale sonucunda ülkenin onlarca yıl geri gitmesine neden olmuş darbe. bugün bu darbeyi yapanlar üniversitelerde konuşmalar yapmakta ölüme gönderdikleri gençler için en küçük bir pişmanlık duymadıklarını bağırmakta ve nefes bile almakta aciz yurdum üniversite gençliği bu kimseleri ayakta alkışlamaktadır. ne mutlu ki hiçbişey yapmadan sadece ideallerini savundukları için ölen bu insanlar bu günleri görmüyor çünkü üniversite gençliği olarak beraber sınıflandırılacakları insanlar aslında sanırım insan değiler çünkü hiçbir insanı görünüşleri yok.
turkiye’de apolitizasyon cabalarinin basladigi donemdir. evet, belki o zamandaki siyasi catismalari kesmistir bu darbe; ama su zamandaki siyasi eylemsizlege de neden olmustur.
12 eylul hakkinda akademik bir arastirma yapmis olan bir kisi olarak:
gencligi apolitize eden ,
insanlarin siyasi anlamada duruslarini sergilemekten kacindiklari,
iskence goren insanlarin vucutlarinda ve ruhlarinda birakilan derin izleri acilari gozyaslarini,
turkiyenin 30 yil geri gitmesine neden olan,
zihniyeti buradan kiniyorum!!!!
bir anne cocugunun, gece cat diye girilen evde, burnuna bir tufegin dayanmasiyla, yillarca kekeme kalmasina yol acan,
o kazanci yokusunda binlerce insanin tanklarla ezilmesine goz yuman,
sirf memleketinin kurtulusunu isteyen insanlarin,girecekleri iskence korkusuyla yurt disina kacip vatansiz sayilmalarini,
konuyla ilgili veya ilgisiz olarak gunlerce goz altinda tutulup siseye oturtulan insanlarin cektiklerini,
sokaga cikip bir daha gelememe korkusunu yasatmalarini,
en kotusu de kitap yaktirmalarini,
ve kenan evren pasaninbodrumda evinde ressamlik yapip arada universitelere konusma yapmaya gitmesini
burdan 2. kez kiniyorum!!!! her anarsik durumda darbe yapilsaydi dunyada dogru duzgun sistem kalmazdi.

12 eylul turk tarihinde kara bir lekedir.
(bkz:demokraside darbenin ne isi var kardesim)


sanılanın aksine 12 eylül döneminde ortada bir anarşi durumu yoktur, ’anarşi var’ yargısı kenan evren ve saz arkadaşlarının halt yemesindendir. sol da, sağ da, devrimci de, ülkücü de kendi ideal devletlerinin arayışı içindedirler.

ortada abd için tekel, kenan evren gibi embesiller için mevki, dünya içinse tarih sorunu vardır. 12 eylül 1980 yalnızca türkiye cumhuriyeti geleceğini değil, dünya geleceğini etkilemiştir.

12 eylül 1980 bir muz cumhuriyeti oluşumuzun ispatı, amerikan emperyalizminin tamamen boyunduruğu altına girmemizinse acı bir izidir. 12 eylül bağımsızlığın söndüğü, mustafa kemal’in anıtkabir’de yattığı yerde döndüğü gündür. 12 eylül amerikan uşaklarının kazandığı, türk halkının, özgürlüğün, emeğin, sevdanın, barışın kaybettiği gündür. 12 eylül ankara’daki çocukların başardığı gündür. 12 eylül cia, kontrgerilla için büyük bir kazancın elde edildiği, soğuk savaş sovyetlerine darbelerin en büyüğünün indirildiği, insanlığa en büyük kazığın atıldığı küçük, minicik gündür. 12 eylül tarihin en kara sayfasıdır. 12 eylül türkiye’nin pazarlandığı, tapusunun emperalistlere verildiği gündür. 12 eylül ’ah, keşke’ denilen acı gündür. 12 eylül bu ülkenin kendi çocuklarını kendi geleceğini vatanseverlerini yok ettiği, ’ya filozoflar yönetici, ya da yöneticiler filozof olmalıdır’ diyen zihniyetin yönetemediği gündür.

12 eylül gün değildir, bir dönemdir. hala bitmemiş, gitmemiştir. doğan kapkara güneş hala simsiyah ışınlarıyla yurdumuzu ve yurdumuz insanının görüş mesafesini engellemektedir. 12 eylül karabulutları halen üzerimizdedir, onlar gidene kadarsa türkiye’de güneşli günler görmek yalandır. bulutları mavilikler sürmek dileğiyle, nazım’ın bir vatan haini (!) olduğunu unutmamak dileğiyle. 12 eylül cuntası yargılanmalı, hesap sorulmalı.

eğer ki vatan şose boylarında ölmekse açlıktan; amerikan emperyalizmi, donanması, topuysa vatan; vatan susturulmaksa bir özgürlük yalanının ardında yalnızca nazım hikmet değil, ben de vatan hainiyim. çünkü insan buna razı gelemez, adı vatan olan amerikancılığa razı gelmek ya kulluktur ya da korkaklık. 12 eylül çocuğu olmaktır kısaca. kölelik bilinçsizce ya da bilinçli...

bir 12 eylül bebesi: köle olmak yani. aslında ne geleceği var umutla bakabileceği, ne geçmişi aydınlık diyebileceği. yalnızca cehaleti ve zerkedilmiş avanaklığı... bu sayede mutlu zaten, bu sayede hizmet etmekte kendini köle edenlere, sömürenlere. bu sayede geçmişten şanlı tarih, kapitalizm kokan gelecekten de başarı diye bahsedebiliyor. bu nedenle de başarısız olmaya mahkum, zavallı. onun suçu yok, bu tarihi neticelerin zaruri sonucu. zavallı olan o değil gerçekte, zavallı olanlar onu bu hale getirenler. 12 eylülü yaratanlar gerçek zavallılar.

12 eylül hepimizin kaybettiği. 12 eylül 1980, türkiye’nin bundan böyle topal gezmeye zorlandığı tarih. gazetelerinden insanına yurdumun her yönden değişime, gerilemeye gittiği ve yurdumu ilerlemeden alıkoyan iğrenç gün. daha önce de dediğim gibi hala bitmemiş, kara güneşi batmamış gün. olsun... bazen kara güneşli, kara bulutlu gökyüzünde güçlü, parlak, ama uzak, ama umutlu yıldızların parıltıları, ışınları, göz kırpmaları kapkara gökyüzünde "daha yarın var, daha bitmedi." düşüncelerine yönlendirebiliyor insanları.

daha yarın var,
daha bitmedi.
kara güneş batar,
kızıl güneş doğar.


daha yarın var,
daha bitmedi.
uzak yıldızlar,
yaklaşırlar.

daha yarın var,
daha bitmedi.
gün gelir,
karanlık susar.

gün gelir, devran döner. gün yakın mıdır bilmiyorum, ama yalnızca gelse yeter; bekleyiş sürer. bu kara güneş batsa, kara bulutlar gitse bile yeter...

artık yeter!

#219312

(bkz:haydi cuntayı yargılayalım kampanyası)
12 eylul oncesi,mevcut sisteme karsi bir direnis soz konusuydu,ulke kaynama noktasindaydi. 1960da da ayni sekilde kutuplasma durumu olmustu, chp ve dp birbirine dusmustu. 12 eylülde darbe bildirisi okunurken su cumle kurulmustur: kardesin kardese kiymasini engellemek amaciyla yapilmistir... evet kardesi kardesten kurtarip, siseye oturttular cinsel organlarina elektrik verdiler.
darbeyi yapan zatlar hakkindaki olaylara gelirsek eger, bu super 4luyu basta kenan evren olmak uzere yargilamaliyiz. yine olsa yine yapardim zihniyeti bu ülkede barinmamalidir, barinamamalidir!
(bkz:haydi cuntayi yargilayalim kampanyasi)
o donemde darbe dısında baska bir secenek olmadıgı acıktır, hatta belki gec bile kalınmıstır ama yapanlar keske yapmasalardı dedirtmiştir ki; bu daha da acıktır.
0 /